1. Ana Sayfa
  2. Döviz
  3. Dolar Kuru

Dolar Kuru

Dolar TL ülkemizde en çok takip edilen döviz kurlarının başında gelir. ABD Doları’nın Türk Lirası cinsinden değerini yansıtan dolar kuru, bahsi geçen para biriminin dünya rezerv parası olması sebebi ile ülke ekonomisinde önemi büyüktür.

featured

Uluslararası ticarette ABD Doları’nın kullanılması, cari açık veren Türkiye ekonomisinde dolar TL cephesinde belirleyici rol üstlenmesine yol açmaktadır. Dolar kuru nereden takip edilir? Dolar kurunun Türk yatırımcısı için anlamı nedir? Dolar kuru yükselecek mi düşecek mi? Dolar kuru ile ilgili merak edilen ve doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi için EkoSayfa olarak sizler için bu dosyamızı hazırladık.

Dolar Kuru Nedir?

Dolar kuru yukarıda değinildiği gibi ABD Doları’nın Türk Lirası cinsinden karşılığını ölçmek amacı ile kullanılır. ABD Doları’nın Türk Lirasına karşı değer kazanıp kaybettiği, dolar kuru değişimlerinden anlık olarak takip edilir.

Dolar Kuru Ne Anlama Gelir?

Dolar kurunun yorumlanması yatırımcı, vatandaş ve devlet nezdinde farklı anlamlara gelebilse de temelinde her kesimi benzer şekilde etkilemektedir. Dolar kurunun yükselmesi demek, 1 ABD Doları satın almak için daha fazla Türk Lirası ödemek zorunda olmak anlamına gelir. Dolar kurunun yükselmesi ise basit ifade ile iki şekilde yorumlanabilir:

  1. ABD Doları’nın değer kazanması,
  2. Türk Lirasının değer kaybetmesi.

Temelde dolar cephesinden bakıldığında her iki maddenin de benzer anlam ifade ettiği düşünülse de ikinci madde daha farklı bir gerçeğe işaret eder. ABD Doları’nın değer kazanması Türk Lirası’nın sabit kalmasına karşın doların tüm dünyada güçlenmesi anlamı taşır. İkinci maddede ise ABD Doları dünyada sabit veya düşüşte iken Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı ile dolar TL cephesinde yükseliş yaşanması anlamına gelir. Bu durumlarda genel olarak döviz kurlarının tamamı yükselir ve Türk Lirası tüm dünyada değer kaybeder.

Dolar Kurunun Yükselmesi ve Düşmesi Ekonomiyi Nasıl Etkiler?

Dolarda volatilitenin ekonomiye etkileri her iki yön için de tehlikelidir. Dolar TL cephesinin düşmesi ve yükselmesinden ziyade, öngörülebilir şekilde ani hareketlerden uzak hareket etmesi beklenir. Ani değişimlerin yaşandığı dolar kuru enflasyona ve ülke ekonomisine ciddi zararlar verebilir.

İlk olarak dolar kurunda yükselişin getireceği sorunlara göz atmak gerekirse, ülkemizin dışa bağımlı olduğu alanlara göz atmak yararlı olur. Otomotiv, teknoloji, bilişim ve enerji sektörlerinde dışa bağımlı olmamız; bahsedilen sektörlerden mal ve hizmet temin etmek için ithalat yapmamızı zorunlu kılar. Öte yandan ihracatımız içerisinde ithalatın önemli bir payı vardır. Kısaca, ithalat yapmadan ihracat rakamımızda önemli düşüşler gerçekleşecektir.

Dolar kurunda yaşanan yükseliş, maliyetleri ve uzun vadede enflasyonu tetikler. Ödenmesi gereken dış borçların TL cinsinden maliyeti arttığı gibi ithal girdilerin fiyatlarını yükselterek tüketimden üretime, yatırımdan istihdama tüm sektörlerde zincirleme etki gösterir.

Benzer şekilde dolar kurunda yaşanacak ani düşüşleri baz aldığımızda, enflasyon ve tüketim bakımından ilk bakışta bu durum olumlu görülebilir. İthal malların fiyatları düşer, girdi maliyetleri düşer ve tüketim mallarına gelen zamlar kesilir. Bu durum da uzun vadede ithalatın aşırı artması ve Türk mallarının dolar cinsinden değerini artırması sebebi ile ihracatı olumsuz etkiler. Cari açığın artması ile dolar cinsinden artan borçlar, uzun vadede dolar kurunda şiddetli artışlara yol açabilir.

Dolar Kuru Yükselmeli Mi Düşmeli Mi?

Dolar kurunda istenen hareket gelişmekte olan ülke ekonomileri arasında yer alan Türkiye için öngörülebilir ve stabil artış olarak özetlenebilir. Tercih edilen artış ise enflasyon ile doğru orantılı olacak şekildedir. Bu şekilde yaşanan dolar kuru yükselişleri üretimden tüketime kadar tolere edilebilir maliyet ve fiyat artışlarına yol açarak, ihracat pazarın Türk mallarının tercih edilebilirliğine zarar vermez.

Dolar Kuru Nasıl Fiyatlanır?

Dolar kuru fiyatlaması çok sayıda değişkenle ilişkilidir. Ülkemizin dış borç stokunun önemli bir bölümünün dolar cinsinden olması, Türk yatırımcısının yastık altı yatırımında doları tercih etmesi ve dolarizasyon adı verilen enflasyondan korunmak için vatandaşların dönemsel olarak dolara talebinin artması sebebi ile dolar TL fiyatlamaları her vatandaşın günlük takip ettiği değişkenlerin başında gelir.

ABD Doları her mal ve hizmette olduğu gibi arz – talep dengesine göre fiyatlanır. Dolara olan talebin arttığı dönemlerde fiyat düşerken, dolar arzının bollaştığı dönemlerde ABD Doları değer kaybeder. Amerikan Merkez Bankası (FED) faiz ve emisyon kararları, doların dünyada değerinin değişmesinde büyük etkisi bulunur.

Türk Lirası penceresinden bakıldığında ise yukarıda verilen güçlü ve zayıf dolar dönemlerine ek olarak, Türk Lirası’nın değer kazanıp kaybetmesi de dolar kurunun fiyatlamasında etkilidir. Türk Lirası’na talebin olduğu dönemlerde dolar dünyada değer kaybetse bile Türk Lirası’na karşı değer kaybedebilir. Dolarda yaşanan fiyatlamayı daha iyi anlayabilmek için arz ve talep yönlü piyasanın işleyişinde alınan pozisyonların nedenlerine göz atmak faydalı olacaktır.

Küresel Piyasalarda Dolar Talebi Neden Artar?

Küresel piyasalarda dolara talep nedenleri ABD ekonomisine duyulan güvenle özetlenebilir. ABD ekonomik verilerinin iyi gelmesi güçlü doları beraberinde getirir. Doların rezerv para birimi statüsüne sahip olması, altından sonra bilinen en güvenli limanın ABD Doları olmasına yol açar. FED ise ABD ekonomik göstergelerine ve belirlediği hedeflere göre politikalarında yaptığı değişiklikler ile doların fiyatlamasına doğrudan etki eder.

Küresel piyasalarda doların değeri, dolar endeksi adı verilen ve DXY kısaltması ile takip edilebilen bir kur ile ölçülür. Farklı döviz türlerinden oluşturulan sepet ile ölçülen dolar endeksi yükseldiğinde doların değer kazandığı düşünülebilir. Tersi durumda ise dolar değer kaybetmektedir. Doların fiyatlamasını ve dolaylı olarak dolar endeksinin seyrini değiştirebilecek gelişmeler ise şu şekildedir:

  • FED faizlerinin düşürülmesi doları zayıflatırken, tersi şekilde faiz artırımı doları güçlendirir.
  • FED dolar emisyonunu artırması (kısaca para basması) doları düşürürken, tersi şekilde dolaşımdaki doları azaltması doları güçlendirir.
  • Covid-19 salgınında karşılaştığımız gibi küresel ekonomide meydana gelen risklerin artması sonra altın güçlenirken, dolar değer kaybeder. Dolar ile birlikte diğer döviz birimlerinin de değer kaybetmesi, bazen doların az da olsa değer kazanmasına yol açabilir.
  • ABD enflasyonunun yüksek gelmesi, doları zayıflatır.
  • Güçlü gelen ABD istihdam, inşaat ve diğer ekonomik göstergeleri doları güçlendirir.

Türk Lirası Dolara Karşı Neden Değer Kaybeder?

TL’de dolara karşı değer kaybı yaşanmasının nedenleri başında yukarıda yer alan başlık altında nedenler gelirken, kurda yaşanan değişimlerde en büyük etken Türk ekonomisinin genel görünümüdür. Türk ekonomisinin güven verdiği ve yatırımcılar için güvenli bir yatırım ortamı vaat edilen dönemlerde TL değer kazanır ve ABD doları ile birlikte diğer döviz kurları geriler. Tersi durumda ise değer kaybeden TL kaynaklı dolar ve diğer döviz kurları yükselişe geçer. Türk Lirası’nın değer kaybetmesi sebepleri ise aşağıdaki gibi özetlenebilir:

  • Yüksek enflasyon,
  • Negatif faiz,
  • Yüksek cari açık,
  • Yatırımcılara güven ortamının oluşturulamaması,
  • Siyasi belirsizlikler,
  • Jeopolitik riskler,
  • Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) rezervleri,
  • Kısa vadeli dış borç stokunda artış,
  • Vatandaşın Türk Lirası tasarruflarını dolara geçirmesi.

Merkez Bankası Dolara Müdahale Etmek İçin Hangi Araçları Kullanır?

Merkez Bankası’nın dolar müdahaleleri sahip olduğu finansal enstrümanlar ile gerçekleştirilir. TCMB politika gereği enflasyonu dengede tutmakla görevlidir. Enflasyonda yaşanan düşme ve gerileme yanında dolar kuru hareketleri, yukarıda paylaşılan başlıklarda değindiğimiz gibi enflasyonu tetikleyecek gelişmeleri ortaya koyabilir.

Dolar cephesinde yaşanacak ani yükseliş, girdilerin büyük bölümü ithal olan Türk ekonomisinde enflasyonu tetikleyen en temel unsurdur. Merkez Bankası olası kur ataklarında faiz politikalarında değişiklik ve vadeli işlemler piyasasında aldığı pozisyonlar ile dolarda yükselişi yavaşlatmaya ve kuru stabil hale getirmeye çalışır.

Dolarda yükseliş esnalarında Merkez Bankası tarafından açıklanan Para Politikası Kurulu (PPK) kararlarını hatırladığınızda, gelen faiz artışları ile kurda gevşeme gerçekleştiği dikkatinizden kaçmamıştır. Esasen Türk Lirası’nda olan riskler sebebi ile sıcak paranın mevcut risklere karşı daha yüksek faiz getirisi talebinden kaynaklanan bu hareketler, enflasyon – faiz dengesi kurulduğunda mevduata yönelen yerli yatırımcı ile birlikte yeniden sıcak para girişi ile dengelenir. Bollaşan dolar kuru arz – talep dengesi gereği değer kaybeder ve Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybının önüne geçilerek enflasyon hedeflerinin tutarlılığı denetlenir.

Merkez Bankası rezervlerinin müsaade etmesi halinde dolar satarak veya vadeli işlemler piyasasında dolar short pozisyonu (düşüş) açarak kuru dengelemeyi de tercih edebilir. Bu aşamada ise Merkez Bankası’nın rezervlerinin piyasaya güven vermesi, seçilen yöntemin başarısı için en önemli göstergedir. Merkez Bankası’nın rezervlerinin düşük kalması halinde ise aldığı pozisyonları devam ettiremeyeceği beklentisi yatırımcılara dolar pozisyonlarını artırma kararı almalarına yol açar. Böylece hedeflenen kur sabitleme pratiğe dönüştürülemeyerek yeniden faiz politikasında gidilecek değişiklik ile kurda yükseliş önlenmeye çalışılır.

Merkez Bankası Dolarda ve Enflasyonda Hedeflerini Nasıl Açıklar?

Merkez Bankası’nın dolar ve enflasyon hedefleri ekonomi yönetiminin hayata geçirdiği ekonomi programları ile paraleldir. Merkez Bankası tarafından her ay açıklanan beklenti anketlerinde yer alan yılsonu dolar kuru ve enflasyon tahminleri ise doğrudan TCMB’nin değil, ankete katılımcıların beklentileridir. Beklentiler yılsonu ve devam eden iki yıl için yapılan anketin medyanı alınarak kamuoyu ile paylaşılır.

Yabancı Yatırımcıların Dolar Kuruna Etkisi Nedir?

Yabancı yatırımcıların dolara etkileri olumlu ve olumsuz yönde gerçekleşebilir. Ülkelerin döviz elde etmesi için temelde üç yöntem bulunur:

  1. İhracat gelirleri
  2. Turizm gelirleri
  3. Yabancı kaynaklı yatırım gelirleri

Türkiye’de ihracatın ithalatı karşılamaması sebebi ile cari açık oluşur. Turizm gelirleri ile cari açığın bir bölümü finanse edilirken, kalan kısım için yabancı para girişi veya döviz cinsi borçlanma ihtiyacı duyulur. Yabancı yatırımcılar ise ülkeye iki farklı para girişi gerçekleştirir:

  1. Soğuk para
  2. Sıcak para

Soğuk para kavramı, kalıcı yatırımlar yolu ile ülkeye döviz girişini tanımlar. En çok tercih edilen yabancı para girişi soğuk paradır. Yatırımlar kalıcı olurken istihdama katkı sağlanır. Soğuk para girişi ise sermayenin yatırım yapılabilirlik kriterlerine dikkat etmesi sebebi ile her istenen dönemlerde gerçekleşmemesine yol açar.

Sıcak para ise daha çok finansal yatırım şeklinde para girişlerini tanımlar. Portföy yatırımı tarzında gerçekleşen bu yabancı para girişi, kısa süreli etki göstermesine karşın kurda olumlu yönde seyir gerçekleştirir. Tahvil, devlet borçlanma senetleri, hisse senedi, vb. yatırım enstrümanlarında değerlendirmek adına yabancı fonların ülkeye para sokması dolar kurunda düşüşe veya arzu edilen stabiliteye ol açarken, sıcak paranın ülkeden çıkışı da hızlı ve yıkıcı olur. Hızla dolara çevrilen Türk Lirası’nın sahiplerine geri dönüşü ise istikrarsızlık dönemlerine işaret eder.

Yıllara Göre Dolar Kuru Nasıl Fiyatlandı?

Yıllara göre dolar TL fiyatlaması mevcut grafiklere uzaktan bakıldığında düzenli bir artışı açık bir şekilde göstermektedir. ABD’ye göre daha yüksek enflasyonla mücadele eden Türk ekonomisinde dolar kurunun enflasyon kadar artışı normal karşılanmalıdır. Bazı siyasi, jeopolitik ve ekonomik kriz dönemlerinde gerçekleşen aşırı fiyatlamalar ise sonrasında yerini geri çekilmelere bırakmış; dolar TL cephesinde beklenen artış trendi devam etmiştir. Dolar kurunun seyrinin anlaşılabilmesi için 1996 – 2020 yılları dolar TL ortalamalarına göz atmak yararlı olur:

  • 1996 Dolar TL: 352,56 TL
  • 1997 Dolar TL: 239,68 TL
  • 1998 Dolar TL: 911,53 TL
  • 1999 Dolar TL: 696,15 TL
  • 2000 Dolar TL: 585,11 TL
  • 2001 Dolar TL: 234.424,18 TL
  • 2002 Dolar TL: 513.697,72 TL
  • 2003 Dolar TL: 498.830,73 TL
  • 2004 Dolar TL: 428.781,71 TL
  • 2005 Dolar TL: 1,3473 TL
  • 2006 Dolar TL: 1,4373 TL
  • 2007 Dolar TL: 1,3078 TL
  • 2008 Dolar TL: 1,2993 TL
  • 2009 Dolar TL: 1,5549 TL
  • 2010 Dolar TL: 1,5084 TL
  • 2011 Dolar TL: 1,6788 TL
  • 2012 Dolar TL: 1,8007 TL
  • 2013 Dolar TL: 1,9061 TL
  • 2014 Dolar TL: 2,1921 TL
  • 2015 Dolar TL: 2,7258 TL
  • 2016 Dolar TL: 3,0277 TL
  • 2017 Dolar TL: 3,6557 TL
  • 2018 Dolar TL: 4,8241 TL
  • 2019 Dolar TL: 5,6826 TL
  • 2020 Dolar TL: 6,7602 TL

Yukarıda paylaşılan son 24 yıla ait dolar TL ortalama fiyatlaması incelendiğinde, sadece kurun 2005, 2007 ve 2010 yıllarında gerilediği; devam eden yıllarda ise artış gösterdiği gözlenmektedir. 2005 yılları öncesi rakamlar ise Türk Lirası’ndan 6 sıfır atılmadan önceki fiyatlamaları göstermektedir. Ekim 2020 dönemi itibari ile canlı dolar TL 7,9333 TL seviyesinden fiyatlanmaktadır.

Dolar Kuru Nereden Takip Edilir?

Dolar kurunun takibi günümüzde internet üzerinden hizmet veren haber siteleri, grafik paylaşım platformları ve TV web siteleri üzerinden gerçekleştirilir. Bankalar, döviz büroları, kuyumcular ve sarraflar da güncel dolar TL verilerini fiziki ve sanal şubeleri üzerinden paylaşmaktadır.

Dolar TL Alıp Satmak Karlı Yatırım Mı?

Dolar TL yatırımı Türk yatırımcısının en sevdiği yöntemlerin başında gelir. Geride bıraktığımız bunca yılın sonrasında bile genetik miras olarak yeni nesillere aktarılan bu yatırım tercihi, halen rekor kıran döviz mevduat hesapları ile popüler olduğunu göstermektedir.

Yatırım tanımlamasına bakıldığında doların bir yatırım aracı olmadığı anlaşılmaktadır. Yatırım araçların pasif gelir elde etmek için tercih edildiği küresel ekonomide, Türk yatırımcısı döviz ve altın yatırımlarını güvenli liman olarak görmekte ve tasarruflarını bu yönlerde değerlendirmeyi tercih etmektedir.

Türk yatırımcısının dolar yatırımı arkasındaki en büyük motivasyon ise şüphesiz yüksek enflasyona karşı parayı koruma isteğidir. Pek çok kesim İslami anlayış gereği vadeli mevduat faizlerinden uzak durarak birikimlerini dolar alarak saklamayı tercih ederken, mevduat faizlerinin enflasyonun gerisinde kaldığı dönemlerde Türk Lirası yerine dolar, altın ve diğer döviz türleri cinsinden tasarruflar korumaya alınmaktadır.

Bazı tip yatırımcılar ise günlük, haftalık veya aylık bazda dolar alım satımı ile TL tutarlarını artırmayı hedeflerler. Dolar kurunda aşırı fiyatlamaların yaşandığı yıllarda artan ve trader ismi verilen bu yatırımcılar, fiziki dolar almak yerine Foreks veya banka hesapları üzerinden dolar alım satımı ile kar etmeye çalışırlar.

Yıllara göre ortalama dolar kuru verileri incelendiğinde, Türk yatırımcısının neden dolar yatırımına ilgi duyduğu anlaşılabilir. Temel girdilerin dolar üzerinden fiyatlandığı düşünüldüğünde vatandaş birikimini dolar olarak korumaya çalışırken, yatırımcı hedge mekanizmasını dolar satın alarak gerçekleştirmeye çalışır. Aslen yatırım aracı olmayan dolar kuru, yüksek enflasyon ve en önemli kalemlerin yurtdışından ithal edildiği ülkemizde karlı bir yatırım aracı olarak popülerliğini korumaktadır.

Yorum Yap

Yorum Yap